| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar

Microsof' un Yerine MİDORİ Geliyor...

microsoft_logobuyuk Microsoft' un geliştirdiği windows tarih oluyor.İnternet merkezli olacak yeni programın ismi ise‘Midori’ olacak. Microsoft, şu anda yapım aşamasında olan programı ‘modern bilgisayarcılık’ olarak nitelendiriyor. Midori’nın windows gibi her eve gireceği belirtiliyor.Sistem sanal olacak ve tek bir bilgisayar üzerinden yönlendirilebilecek.Bu sistemin  gelmesindeki amacın teknolojinin ve çağın değişiminden kaynaklandığı, midori nin birçok açığı kapatacağı bildiriliyor.

Vista dan sonra halkın Microsoft a olan güveni tazelemesi gerektiği inancındayım.Microsoft her ne kadar bilişim dünyasında tekel gözüksede bu alanda kullanıcıların birçok alternatifi olmalı.Bir programın kötülüğünden dolayı yakınmak değil onu değiştirmek olmalı tepkiler.Yalnız günümüz dünyasında Microsoft a muhtaç kılınmışız bunun pek de mümkün olmadığı gözüküyor. 

MİLLİ TANK : Yerli Malı Yurdun Malı ALTAY' lar Geliyor...

800px-Leopard-1-latrun-1 Türk Silahlı Kuvvetleri'ni, bölgenin en güçlü ordusu haline getirecek ve dışa bağımlılığı azaltacak tarihi bir projeye imza atıldı. Havada F-16'ların modernizasyonu ve 5'inci nesil savaş uçağı, Atak Helikopteri; Denizde Denizaltı projesinin ardından Kara Kuvvetleri'nin hareket kabiliyetini artıracak "Milli Tank" projesine start verildi. TSK envanterinde bulunan eski tankların yerine ilk milli tankımız olacak ALTAY lar görev alacak.Bu büyük projenin görevini ise Koç Holding bünyesindeki Otokar a verildiği bildirildi.Altay ı özel kılan birkaç özelliği:

Üretilecek bu tankların biri, şu an TSK envanterinde bulunan 4 adet M48'in görevini tek başına yerine getirebilecek nitelikte olacak. Mevcut tanklar azami 40 kilometre hız yapabilirken Altay'ın en az 90 kilometre hız yapması, aralıksız 500 kilometre dolayında yol gidebilmesi ve hareket halinde iken atış yapabilmesi hedefleniyor.Bu özellikler bile tek başına bir tanka yüklenebilecek özellikler açısından o tankı yüceltecek etkenler.

Bu proje ülkemiz açısından önemi azımsanmayacak nitelikte.Dışa bağımlı bir ülkenin yapacağı en ufak bir buluş ilerisi için umut verici.Altay ın diğer projelere önderlik edeceği düşüncesindeyim.Kaldıki Başbakanımız da yaptığı açılış konuşmasında: ''Bu proje ile Türkiye'nin dünyanın önde gelen üreticileri arasına girmesine yönelik milli strateji kesinleştirilmiş olmaktadır. Proje kapsamında Türk savunma sanayinin bütün yetenekleri kullanılacaktır. Başta atış kontrol istemleri, silah ve zırh donanımı olmak üzere bir çok yüksek teknoloji içeren alt sistem kendi mühendislerimiz tarafından tasarlanacaktır. Bu proje ile savunma sanayi konusunda uzmanlaşmış bulunan kurumlarımız birikimlerini tahkim etme imkanına kavuşacaklardır.Türk Silahlı Kuvvetleri modernizasyon ihtiyaçlarının büyük bir oranını milli imkanlarla karşılanması hedefimizi hayata geçirmeye kararlıyız.'' sözleri bu projenin ne kadar kadar önemli olduğunu gösteriyor.Devamının geleceği inancındayım.

ANKA KUŞU : Kızıl gezegende...

286160 ANKA KUŞU kızıl gezegende nihayet aradığını buldu.Topraktan aldığı numuneyi ısıtarak buhar elde etmeyi başardı.ABD Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) internet sitesinde yer alan açıklamasında, topraktan alınan numunenin, yaklaşık 5 santimetre derinlikteki bir çukurdan alındığı belirtildi.
Phoenix'in robot kolunun aldığı toprak örneği bir haznenin içine konuldu, numunenin bu haznede ısıtılmasıyla buhar çıkışı tespit edildi. Böylece, suya ilişkin kanıt elde edilmiş oldu.

Kısa süre önce sıkça duymuştuk haberlerde ANKA KUŞU' nu.Niçin gönderildiğini bilmesekte ismi kulağa hoş gelmişti başlarda.Anlaşılan bu kuşun görevi 1960 dan beri 38 uzay aracı gönderilen kızıl gezegeni fethetmekmiş.Ruslar 1971 de başarılı bir şekilde kızıl gezegene inmişti ancak sadece 20 dk görüntü kurabilmişlerdi.Bu sefer anka kuşu görüntüleri göndermeyi başardı.

Anka Kuşu nun hızına yetişirmiyiz bilinmez ama biz bu ülkeden çok fazla ŞEYLERİ buharşatırmamız gerek...

NEMO 33: Cesaret ister...

061205nemo33 Nemo 33, dünyanın en derin havuzu.Belçika' da bulunan bu devasa havuz görenleri bu havuzda yüzmek için sadece yüzmeyi bilmek yeter mi dedirtiyor? Büyük cesaret gerektiren girmeden önce insanı düşüncelere sevkedeceğine inandığım havuzlardan birisi.Neden mi 33 metre derinlik heralde bu savımı destekler nitelikte.Bizler genelde Türk işi olacak nitelikte yüzmeyi öğrenmişiz; (Ayaklarım yere değecek, ama ileri doğru yüzerim) mantığı.

Havuzdan bahsedecek olursam: üç ayrı derinliği bulunuyor içinde 5-10-33 mt.İç kısımlarında aralardan geçişler bulunuyor.Havuzu doldurabilmek için deyim yerindeyse bir baraja ihtiyaç var.Tam olarak 2.500.000 litre bu havuzun kapasitesi.Sıcaklığı ise 30 derece.

Bizlerin gözlerini korkutsa da profesyonel dalgıçların iştahını kabartacak cinsinden. 

EVİN ÖNÜNE ÖZEL UÇAK...

200703ylac-microlight-certification ABD’li emekli eski bir savaş pilotu olan Kirk Hawkins’in kurduğu ICON firmasıyla iki kişilik uçak geliştirdi.Microlight sınıfı uçağın bir çok özelliği göze çarpıyor.Uçağın bagaj hacmi 30 kilogram, benzinle çalışan ve toplam 90 litre yakıt alabilen uçak bu yakıtla yaklaşık 540 kilometre uçabiliyor. Kalkış ya da iniş için 250 metre mesafe gerektiren uçak, 100 beygir gücündeki Rotax marka motoruyla saatte 190 kilometre hız yapabiliyor.  

Uçağın açık halde kanat uzunluğu 10 metre. Kanatları otomatik ya da elle katlanabilen uçağın tekerleği, seçeneğe bağlı olarak uçuş sırasında katlanabiliyor. Özel “pabuçları” sayesinde suya da inebilen uçağın, otomobillerdeki gibi halojen farları bulunuyor. Karbon fiber malzemeden yapılan uçağın, lüks bir otomobil gibi dizayn edilen iç yapısı, temel uçuş ekipmanlarının yanı sıra mp3 dinlemek için porta sahip. Uçuş sırasında camları da açılabilen uçağın kokpit camında istenirse çoklu gösterge paneli de yer alabiliyor.Bu özelliklere sahip uçağın bedeli ise 140 bin dolar.

Biz bu haberlerle yakın zamanda gündemde olan bazı filmlerin gerçek olabileceğini düşünmeye başlıyoruz.Mesela GORA, MATRİX gibi filmlerdeki o havada uçan uzay araçları hepimizin dikkatini çekmiştir ve herkes olabileceğini düşünmüştür mutlaka.Bu haberler yakın gelecekte hava trafiğininde yoğun olacağını gösteriyor.

Rüzgar Enerjisi Santralleri

middelgrunden720487mj2 Globalleşen dünya da artan enerji ihtiyacı ülkeleri tam kapasite de enerji kullanmaya zorluyor.Bu sebeple ülkeler ellerindeki kıt kaynaklarla maksimum verim elde etmek zorunda.Şimdi görmeye pekde alışık olmadığımız rüzgar enerjisi santralleri ülkelerin karasularında boy gösteriyor.Hem karalara göre engebenin olmadığını,hemde kapladığı alan açısından düşünecek olursa çok elverişli bir yer denizler santraller için.Ülkeler hızla kendi bünyelerine bu teknolojiyi katma teleşında.Yakın zamanda Texas a kurulacak rüzgar enerjisi santrali bunun göstergesi.

2 milyar dolara mal olacak proje de 300 bin haneye elektirik verilebilecek.Toplamda ise 1.3 milyon hanenin ihtiyacını karşılayabilecek.

Ülkemizde rüzgar enerjisi tribünleri olmasına karşın bunların sayılarının arttırılması gerektiği inancındayım.Küresel ısınmayla birlikte azalan yağışlar gösterdiki şu aşamadan sonra barajlara güvenin biryere kadar güvenileceğini.Bizlerde enerjide büyük atılımlar yapmalıyız.

ATOM BOMBASI NASIL YAPILIR...

Notron Atom silahlarına sahip olmak isteyen ülkeler bu işlem için 50-100 milyar$ civarında bir yatırım yapmaları gereklidir. Atom bombasına giden yolda ise iki seçenek vardır.

1. Zenginleştirme Tesisi Kurmak:
Bu tesise sahip bir ülke Nükleer santralleri için gerekli olan U235 zenginleştirmesini burada yapar. Nükleer santrale sahip ülkeler yakıt çubuklarını serbest piyasa kurallarına göre temin edebilir. Dünyada şu anda 5-6 ülkede ticari tesis mevcuttur. ABD, Rusya, Fransa, İngiltere, Hindistan, Pakistan ve Çin’dir. İran, böyle bir tesis kurmuş ve işletmeye başlamıştır. Bu tesisler de topraktan çıkan U238 içinde bulunan % 0.7 oranındaki U235 miktarı %1.5 ile % 4 arasında artırılır. Ve bu malzeme sadece NS için yakıt çubuğu yapımında kullanılır.Böyle bir tesise sahip bir ülke U235 zenginleştirme oranını %99 seviyesine çıkartıp bu malzemeden direkt Atom Bombası (uranyum bombası) yapabilir.

2. Plütonyumu Ayırmak.
İkinci yol ise biraz farklıdır. Nükleer santrallerden çıkan kullanılmış yakıt çubukları içinde tabiatta bulunmayan Plütonyum (Pu 239) elementi teşekkül etmiştir. Yakıt çubukları içindeki oranı da %0.6 civarıdır. İşte zenginleştirme tesisinde bu maddeyi ayrıştırıp 8kg civarında elde ederseniz bir atom bombası (plütonyum bombası) yapabilirsiniz. 100 tonluk bir yakıt çubuk içinde 600kg Plütonyum bulunur. Ancak her iki tipteki bombayı patlatacak mekanizma ise ayrı bir teknoloji olup ciddi araştırmalar gereklidir; ve kimse bu bilgileri satmaz.

İlk Denemeler
Amerika Manhatten projesi ile ilk atom denemelerini yaptıktan hemen sonra askeri amaclı ilk atom bombası ikinci dünya savaşına devam eden Japonya’nın direncini kırmak için kullanılmıştır. Tarih 6 Ağustos 1945 ve şehir Hiroşima’dır, atılan bomba ise Uranyum bombasıdır. Teslim olmayan Japonya’ya ikinci bomba Nagazaki şehrine 6 Ağustos 1945 de atılmıştır. Bu bomba ise Plütonyom bombasıdır. Toplam ölü sayısı 250.000 üzerindedir.

Daha sonra sırayla; Rusya 1948′de, İngiltere 1952′de, Fransa 1960′da, Çin 1964 Hindistan 1974, Pakistan 1998 yılında ilk denemelerini yaparak Atom Bombasına sahip olduklarını açıklamışlardır.

Atom bombası her ne kadar insanlık için tehtit oluştursa bu bombayı elinde bulunduran ülkelerin kendilerine özgüveninin olacağını düşünüyorum.Umarım dünyada bir Hiroşima veya Nagazaki daha yaşanmaz.

Her Eve LAPTOP...

laptop-screen Her çocuğa bir laptop programını yeni yıldızı X0-2 olmaya aday.Geçenlerde ASUS' un öncülüğünde ucuz bilgisayarları sıkça duyar olmuştuk.ASUS'un EeePC modelinde talepleri karşılayamaması ve siparişlerin ancak %30'u gibi rakamlarını karşılayabildiği gerçeği, anlaşılan diğer üreticilerin iştahını kabartmış olacak ki bu trentte çıkan yeni laptopun adı XO-2.Bu bağlamda XO-2 modeli hem yetenekleriyle hemde fiyatıyla ASUS 'un tahtını ele geçirece gibi.

XO-2 adında ki laptopun üzerinde 2 adet dokunmatik ekrana yer verilecek. İşin ilginç kısmı ise, XO-2'nin, ilk XO'dan iki kat daha küçük bir kasayla birlikte gelecek olması. Böylece XO-2, bir kenarından da olsa, EeePC ve takipçilerinin yer aldığı mini-PC pazarına ilk adımını atacak.XO-2'nin ekranları güneş ışığında bile rahatça görülebilen bir parlaklığa sahip olacak. Ana ekranın, bir tablet-PC ekranına benzeyeceği ve yatay ya da dikey olarak kullanılabileceği söyleniyor.OLPC programında çığır açması muhtemel olan XO-2, ne yazık ki 2010 yılına kadar piyasada olmayacak.

2010 yılında piyasaya çıktığında ise fiyatı ne mi olacak? 75 DOLAR. Evet yanlış duymadınız 75 dolar olacak...Umarım 2010 yılında da olsa asus da olan problemler bunda olmaz.

Doktor Robot

55948

Robot dediğimizde aklımıza hep, bize hizmet eden, evi temizleyen şeyler aklımıza geliyor. Tabii ki, fabrikalarda çalışan arabaları monte eden robotlar da ilk sıralarda. Fakat belki de robotlara en çok ihtiyacımızın olduğu yer, insan vücudu. Robotlar, beyin dalgalarından aldıkları sinyallerle biyonik kol-bacak-göz ü işlevsel hale getirerek bunları insanlığın hizmetine sunmuştur.

Her neyse, bu  ürün bunlardan farklı olarak insandan bağımsız çalışıyor.Hastalıkları tadavi ediyor ve teşhisi koyabiyor. 2cm uzunluğunda, 1 cm genişliğinde. Vücudun içerisinde rahatça dolaşıp istenilen fotoğrafları çekebiliyor. Benzerleri daha önce de yapılmıştı ama habere göre, bu robot bazı tedaviler de uygulayabiliyormuş.

Robotların, insanlığın hizmetinde önemi yadsınamaz.Fakat zararlarının da olabileceğini düşünüyorum .Mesela bir robot cerrahın teşhisinden ne kadar fazlasını verebilir tartışılır veya ne kadar doğru bilgiler sunar bize. Ama biz teknolojiyi kendi bilgilerimize ilave olarak kullanırsak işte o zaman teknoloji amacına ulaşmış olur.

BOEİNG 787; Merakla Beklenen Uçak Geliyor...

boeing_01 Amerikan uçak şirketi Boeing in son harikası B787 teknolojik donanımı ile insanların gözünü kamaştırıyor..Yeni modelde yapılacak değişiklikler Boeing 787 nin 6 ay daha gecikmesine yol açacak.Şirketin en büyük rakibi Airbus A380 modeline rakip olarak geliştirdiği Dreamliner'da çıkan sorunun uçağın gövdesinin orta kısmında kanatların gövdeye bağlandığı parçalarda baş gösterdiği bildiriliyor.Uzmanları birçok test sürüşünün başarılı geçtiği ve yeni modellerde böyle hataların olabileceğini söylüyor.Bundan önceki yazılarımda da belirttiğim gibi çevre dostu volitan ve vultureden sonra şimdide B787 çevre dostu olmaya aday.Kanatlarında ki özel bir malzeme hem hafiflik hem de imalat kolaylığı sağlıyor.Buda uçağın yakıtında yüzde 20-30 lara varan bir tasarrufa neden oluyor.

Doğanın hızla renk değiştirdiği yüzyılımızda, yeni teknolojilerde çevre ön planda.Her firmanın üründen önce konsept olarak belirlediği ana etken çevre duyarlılığı olmalı.Bizler de bu ürünleri ön plana çıkarmaya çalışıyoruz ki artan çevre kirliline bizde yazılarımızla katkıda bulunalım.