Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Rüzgar Enerjisi Santralleri

middelgrunden720487mj2 Globalleşen dünya da artan enerji ihtiyacı ülkeleri tam kapasite de enerji kullanmaya zorluyor.Bu sebeple ülkeler ellerindeki kıt kaynaklarla maksimum verim elde etmek zorunda.Şimdi görmeye pekde alışık olmadığımız rüzgar enerjisi santralleri ülkelerin karasularında boy gösteriyor.Hem karalara göre engebenin olmadığını,hemde kapladığı alan açısından düşünecek olursa çok elverişli bir yer denizler santraller için.Ülkeler hızla kendi bünyelerine bu teknolojiyi katma teleşında.Yakın zamanda Texas a kurulacak rüzgar enerjisi santrali bunun göstergesi.

2 milyar dolara mal olacak proje de 300 bin haneye elektirik verilebilecek.Toplamda ise 1.3 milyon hanenin ihtiyacını karşılayabilecek.

Ülkemizde rüzgar enerjisi tribünleri olmasına karşın bunların sayılarının arttırılması gerektiği inancındayım.Küresel ısınmayla birlikte azalan yağışlar gösterdiki şu aşamadan sonra barajlara güvenin biryere kadar güvenileceğini.Bizlerde enerjide büyük atılımlar yapmalıyız.

ATOM BOMBASI NASIL YAPILIR...

Notron Atom silahlarına sahip olmak isteyen ülkeler bu işlem için 50-100 milyar$ civarında bir yatırım yapmaları gereklidir. Atom bombasına giden yolda ise iki seçenek vardır.

1. Zenginleştirme Tesisi Kurmak:
Bu tesise sahip bir ülke Nükleer santralleri için gerekli olan U235 zenginleştirmesini burada yapar. Nükleer santrale sahip ülkeler yakıt çubuklarını serbest piyasa kurallarına göre temin edebilir. Dünyada şu anda 5-6 ülkede ticari tesis mevcuttur. ABD, Rusya, Fransa, İngiltere, Hindistan, Pakistan ve Çin’dir. İran, böyle bir tesis kurmuş ve işletmeye başlamıştır. Bu tesisler de topraktan çıkan U238 içinde bulunan % 0.7 oranındaki U235 miktarı %1.5 ile % 4 arasında artırılır. Ve bu malzeme sadece NS için yakıt çubuğu yapımında kullanılır.Böyle bir tesise sahip bir ülke U235 zenginleştirme oranını %99 seviyesine çıkartıp bu malzemeden direkt Atom Bombası (uranyum bombası) yapabilir.

2. Plütonyumu Ayırmak.
İkinci yol ise biraz farklıdır. Nükleer santrallerden çıkan kullanılmış yakıt çubukları içinde tabiatta bulunmayan Plütonyum (Pu 239) elementi teşekkül etmiştir. Yakıt çubukları içindeki oranı da %0.6 civarıdır. İşte zenginleştirme tesisinde bu maddeyi ayrıştırıp 8kg civarında elde ederseniz bir atom bombası (plütonyum bombası) yapabilirsiniz. 100 tonluk bir yakıt çubuk içinde 600kg Plütonyum bulunur. Ancak her iki tipteki bombayı patlatacak mekanizma ise ayrı bir teknoloji olup ciddi araştırmalar gereklidir; ve kimse bu bilgileri satmaz.

İlk Denemeler
Amerika Manhatten projesi ile ilk atom denemelerini yaptıktan hemen sonra askeri amaclı ilk atom bombası ikinci dünya savaşına devam eden Japonya’nın direncini kırmak için kullanılmıştır. Tarih 6 Ağustos 1945 ve şehir Hiroşima’dır, atılan bomba ise Uranyum bombasıdır. Teslim olmayan Japonya’ya ikinci bomba Nagazaki şehrine 6 Ağustos 1945 de atılmıştır. Bu bomba ise Plütonyom bombasıdır. Toplam ölü sayısı 250.000 üzerindedir.

Daha sonra sırayla; Rusya 1948′de, İngiltere 1952′de, Fransa 1960′da, Çin 1964 Hindistan 1974, Pakistan 1998 yılında ilk denemelerini yaparak Atom Bombasına sahip olduklarını açıklamışlardır.

Atom bombası her ne kadar insanlık için tehtit oluştursa bu bombayı elinde bulunduran ülkelerin kendilerine özgüveninin olacağını düşünüyorum.Umarım dünyada bir Hiroşima veya Nagazaki daha yaşanmaz.

Her Eve LAPTOP...

laptop-screen Her çocuğa bir laptop programını yeni yıldızı X0-2 olmaya aday.Geçenlerde ASUS' un öncülüğünde ucuz bilgisayarları sıkça duyar olmuştuk.ASUS'un EeePC modelinde talepleri karşılayamaması ve siparişlerin ancak %30'u gibi rakamlarını karşılayabildiği gerçeği, anlaşılan diğer üreticilerin iştahını kabartmış olacak ki bu trentte çıkan yeni laptopun adı XO-2.Bu bağlamda XO-2 modeli hem yetenekleriyle hemde fiyatıyla ASUS 'un tahtını ele geçirece gibi.

XO-2 adında ki laptopun üzerinde 2 adet dokunmatik ekrana yer verilecek. İşin ilginç kısmı ise, XO-2'nin, ilk XO'dan iki kat daha küçük bir kasayla birlikte gelecek olması. Böylece XO-2, bir kenarından da olsa, EeePC ve takipçilerinin yer aldığı mini-PC pazarına ilk adımını atacak.XO-2'nin ekranları güneş ışığında bile rahatça görülebilen bir parlaklığa sahip olacak. Ana ekranın, bir tablet-PC ekranına benzeyeceği ve yatay ya da dikey olarak kullanılabileceği söyleniyor.OLPC programında çığır açması muhtemel olan XO-2, ne yazık ki 2010 yılına kadar piyasada olmayacak.

2010 yılında piyasaya çıktığında ise fiyatı ne mi olacak? 75 DOLAR. Evet yanlış duymadınız 75 dolar olacak...Umarım 2010 yılında da olsa asus da olan problemler bunda olmaz.

Doktor Robot

55948

Robot dediğimizde aklımıza hep, bize hizmet eden, evi temizleyen şeyler aklımıza geliyor. Tabii ki, fabrikalarda çalışan arabaları monte eden robotlar da ilk sıralarda. Fakat belki de robotlara en çok ihtiyacımızın olduğu yer, insan vücudu. Robotlar, beyin dalgalarından aldıkları sinyallerle biyonik kol-bacak-göz ü işlevsel hale getirerek bunları insanlığın hizmetine sunmuştur.

Her neyse, bu  ürün bunlardan farklı olarak insandan bağımsız çalışıyor.Hastalıkları tadavi ediyor ve teşhisi koyabiyor. 2cm uzunluğunda, 1 cm genişliğinde. Vücudun içerisinde rahatça dolaşıp istenilen fotoğrafları çekebiliyor. Benzerleri daha önce de yapılmıştı ama habere göre, bu robot bazı tedaviler de uygulayabiliyormuş.

Robotların, insanlığın hizmetinde önemi yadsınamaz.Fakat zararlarının da olabileceğini düşünüyorum .Mesela bir robot cerrahın teşhisinden ne kadar fazlasını verebilir tartışılır veya ne kadar doğru bilgiler sunar bize. Ama biz teknolojiyi kendi bilgilerimize ilave olarak kullanırsak işte o zaman teknoloji amacına ulaşmış olur.

BOEİNG 787; Merakla Beklenen Uçak Geliyor...

boeing_01 Amerikan uçak şirketi Boeing in son harikası B787 teknolojik donanımı ile insanların gözünü kamaştırıyor..Yeni modelde yapılacak değişiklikler Boeing 787 nin 6 ay daha gecikmesine yol açacak.Şirketin en büyük rakibi Airbus A380 modeline rakip olarak geliştirdiği Dreamliner'da çıkan sorunun uçağın gövdesinin orta kısmında kanatların gövdeye bağlandığı parçalarda baş gösterdiği bildiriliyor.Uzmanları birçok test sürüşünün başarılı geçtiği ve yeni modellerde böyle hataların olabileceğini söylüyor.Bundan önceki yazılarımda da belirttiğim gibi çevre dostu volitan ve vultureden sonra şimdide B787 çevre dostu olmaya aday.Kanatlarında ki özel bir malzeme hem hafiflik hem de imalat kolaylığı sağlıyor.Buda uçağın yakıtında yüzde 20-30 lara varan bir tasarrufa neden oluyor.

Doğanın hızla renk değiştirdiği yüzyılımızda, yeni teknolojilerde çevre ön planda.Her firmanın üründen önce konsept olarak belirlediği ana etken çevre duyarlılığı olmalı.Bizler de bu ürünleri ön plana çıkarmaya çalışıyoruz ki artan çevre kirliline bizde yazılarımızla katkıda bulunalım.

VULTURE: Bu Uçak 5 Yıl Boyunca Havada Kalabiliyor.

untitledABD Savunma Bakanlığına (Pentagon) bağlı araştırma kurumu havada yakıt ikmali yapmaksızın ve hiç yere inmeden 5 yıl boyunca uçabilen uçak yapmayı başardı.Ayrıca bu uçak havada sorunlarını kendi tamir edebiliyor.Vulture adındaki bu uçağın hava kirliliğin yoğun olarak yaşandığı bölgelerde kullanılacağı söyleniyor.Uçağın devasa kanat uunluğu var.160 metre olan kanat uzunluğu, 500 kg ağırlığıyla 20 ila 30 km yüksekliğe çıkabilen uçak dünya rekoruna aday.Uçak üç parçadan oluşuyor ve kanatlarını üzerinde güneş enerjisi panalleriyle tam bir çevre dostu.

Askeri ve sivil amaçlar için üretilecek uçak teröristlerin korkulu rüyası olacak.Şuan Türkiye' de kullanılan Heron' lara göre daha kullanışlı olan Vulture' nin ayrıca bir özelliği de uydu görevi yapması.Geniş alanların fotoğrafı çekilebilek ve ayrıca iletişimde kullanılabileceğide söyleniyor.

Vulture gerçekten bize tipik uçak anlayışını unutturacağa benziyor.Bu uçağın ne yakıt, ne bakım derdi var ...

Güneşten Sıcak Lazer

051215_laser_100x90 Bilim, insanlarının deneylerini sürdürdüğü geleceğin lazer teknolojisi üzerine düştüğü meteryalin sıcaklığını 10 milyon santigrat dereceye çıkarttı.İngiltere' de Rutherford Appleton Laboratuvarında geliştirilen dünyanın en güçlü lazeri dünyada üretilen tüm elektrik enerjisinin 100 katına eşdeğer.Ayrıca lazer üzerine düştüğü metaryelin sıcaklığını Güneşin yüzeyinden daha sıcak hale getiriyor.

Bu araştırmayla gelecekte nükleer füzyon reaktörü yapmayı sağlayacak konseptin ipuçlerını verdiğine inanıyorlar.

Dünyada giderek artan enerji ihtiyacı ülkelerin enerji ihtiyaçlarını karşılamalarını zorlaştırıyor.Bu sebeple insanlar farklı enerji kaynakları bulmaları gerektiğini anlamış durumda.Şu anda dünyaya petrolün kaç yıl yeteceği bilindiğine göre 100 yıl sonra petrol yerine insanlık ne kullanacak bunların araştırılması insanlık tarihi açısından çok önemli.Bu deneyler fosil yakıtların tüketimini umarım azaltır.

Gelecekte belkide petrol için verilen savaşalar kalmayacak.Bunun yerini doğal enerji kaynekları mı alacak bunu zaman gösterecek.

Biyonik Gözler Geliyor...

25365 20 yılda bilim ve teknolojinin en hızlı geliştiği alanlardan biri kuşkusuz biyoteknoloji olmuştur. Son zamanlarda sıkça duyduğumuz kavramlar biyonik kol, biyonik bacak...Bunlar kişinin düşünceleriyle hareket edebiliyor işlevsel hale gelebiliyor.Şimdi ise gündemimizde biyonik gözler var.

Retinadaki hücrelerin görevini yerine getiremediği birçok kalıtsal hastalık var.Bu hastalıklara retinitis denilmekte.Retinisi nedeniyle görme yetisini yitirenler artık biyonikgözle görebilecek.ARGUS 2 olarakta bilinen  biyonik göz temelde video kameradan oluşuyor.Kamera görüntüleri bir video işlemci yongasına gönderiyor.Görüntüler yongada işleniyor ve elektrik sinyallerine dönüştürülüp gözlüğün üstündeki bir vericiye gönderiliyor.Vericide sinyalleri radyo dalgalarıyla retinaaki elektrotlara ve oradanda beyne iletilen elektrot panelleri kusursuz bir şekilde görme yetisini insanlara kazandırıyor. Yalnız tamamlanmış bir aşama değil tabi bu gelişmeler inceleniyor ama bende dahil umutluyum.Aynı süreç biyonik kol ve baca içinde geçerliydi.Buluşlar tamamlandı dünyanın birçok yerinde hastalara biyonik kol-bacak nakledildiğini duymaktayız.3-5 yıl içinde dünya da biyonik gözlerin umut saçmaya başlayacağına inanıyorum.

Artık gelişen teknolojiyle insanın eksik uzuvlarını yerine getirmek kolaylaşacağa benziyor.

Denizlerde Casus Balıklar...

balik891bu

Gerçek balık gibi hareket eden robotik balıklar devlet adına casusluk yapacak.ABD, Virginia' da bulunan Alexandria kentindeki Amerikan Denizcilik Araştırma Ofisi görünmezlik özelliğine ve hızlı manevra kabiliyetine sahip çok küçük balıklar üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.Üzerindeki kameralar düşman gemileri hakkında bilgileri toplayıp üsse gönderecek.Kumsalları tarayabilecek ve sonar kullanabilecek.Şuanda denizlerde ufak çaptaki denizaltıların yerlerini artık casus balıklar kapacak gibi.Denizaltına göre hem daha küçük hemde manevra kabiliyeti kuvvetli.

Sadece Savunma Sanayi için değil sivil amaçlar içinde tasarlanacak olan casus balıklar; yüzücülere eşlik edebilecek, balık sürülerinin balıkçı teknelerine yönlendirerek tuzağa düşmesini sağlayabilecek.Ayrıca bu balıklar oltaya gelmiyorlar, denemesi bedava...:)

CERN Laboratuvarları...

cern1 Bu yazımda;insanın,14 milyar yaşıdaki evrenimizin sırlarını çözmek için çalıştığı uluslararası CERN laboratuvarlarını anlatacağım.

CERN laboratuvarlarında yapılan bu büyük deney ise LHC (Büyük Hadron Çarpıştırıcısı).Dünyanın en büyük ve en uzun tünellerini bulunduğu yerin 127 metre altında bulunan devasa bir araştırma merkezi.Ne mi yapıyorlar bu merkezde:

Büyük bir elektromanyatik mıknatıs düşünün.Ortası boş olan bu mıknatısın her iki tarafındanda tam ortada çarpışmak üzere ışık hızında protonlar çarpıştırılacak.Küçük bir BİG BANG deneyi olduğu söylenen bu deneyin saliseler sonrasında neler olabileceğini araştırıyorlar.Uzmanların bu deneyde tanımlamaya çalışacağı üç  etken bulunuyor:Tanrı maddesi,Karanlık madde,Anti madde.

Böylesine büyük bir araştırmanın maliyetide azımsanmayacak boyutta.8 milyar doları bulması beklenen bu araştırmanın finansmanı ise CERN e üye 20 ülke.CERN de çalışan bir çok Türk Bilim insanının bulunmasına karşın ülkemizin CERN e üye olmaması,üniversitelerimizin araştırmalara katılamaması bizim için büyük bir kayıp.Umarım bu merkezin önemini anlarız ve bilim adına katkılarımızı dünyaya gösteririz...